Ana Sayfa Forumlar Üye Ol! Siteler Hesabınız Çıkış İletişim
~Menü~
Menu
Ana Menü
Peygamberimiz

»Doğumu
»Hayatı
»Miracı
»Vefatı
»Hicreti
»Duaları
»Zevceleri
»Nasihatleri
»Veda Hutbesi
»Mübarek İsimleri
İlmihal Bilgileri

»Namaz
»Oruc
»Hacc
»Zekat
»32 Farz
»54 Farz
»Teravih Namazı
»Cuma Namazı
»Teyemmüm Abdesti
»Namaz Kılınışı
»Abdest Alınışı
»İslamda Kadın
Veda Hutbesi
Veda Hutbesi
Veda Hutbesi Video

 

Veda Hutbesi

Bismillahirrahmanirrahim

EY İNSANLAR!

Sözümü iyi dinleyiniz.Bilmiyorum, belki bu seneden sonra sizinle burada ebedi olarak bir daha birleşemeyeceğiz.

İNSANLAR!

Bu günleriniz nasıl mukaddes bir gün ise, bu aylarınız nasıl mukaddes bir ay ise, bu şehriniz (Mekke) nasıl mübarek bir şehir ise, canlarınız, mallarınız da öyle mukaddestir, her türlü tecâvüzden korunmuştur.


ASHABIM!

Yarın Rabbinize kavuşacaksınız ve bugünkü her hal ve hareketinizden muhakkak sorulacaksınız. Sakın benden sonra eski sapıklıklara dönüp de birbirinizin boynunu vurmayınız! Bu vasiyyetimi burada bulunanlar, bulunmayanlara bildirsin! Olabilir ki bildiren kimse, burada bulunup da işitenden daha iyi anlıyarak muhafaza etmiş olur.


ASHABIM!

Kimin yanında bir emanet varsa onu sahibine versin. Faizin her çeşidi kaldırılmıştır, ayağımın altındadır. Lâkin borcunuzun aslını vermek gerektir. Ne zulmediniz, ne de zulme uğrayınız. Allah'ın emriyle faizcilik artık yasaktır. Cahilliyetten kalma bu çirkin âdetin her türlüsü ayağımın altındadır. İlk kaldırdığım fâiz deAbdulmuttalib'in oğlu (amcam) Abbas'ın faizidir.

ASHABIM!

Cahilliyet devrinde güdülen kan dâvâları da tamamen kaldırılmıştır. Kaldırdığım ilk kan davası Abdulmuttalib'in torunu (amcazadem) Rebia'nın kan davasıdır.


İNSANLAR!

Bugün şeytan sizin şu topraklarınızda yeniden tesir ve hakimiyet kurmak gücünü ebedi suretle kaybetmiştir. Fakat siz; bu kaldırdığım şeyler dışında, küçük gördüğünüz işlerde ona uyarsanız bu da onu memnun edecektir. Dininizi korumak için bunlardan da sakınınız!

İNSANLAR!


Kadınların haklarını gözetmenizi ve bu hususta Allah'tan korkmanızı tavsiye ederim. Siz kadınları, Allah emaneti olarak aldınız; onların namuslarını ve iffetlerini Allah adına söz vererek helal edindiniz. Sizin kadınlar üzeridne hakkınız, onların da sizin üzerinizde hakları vardır. Sizin kadınlar üzerindeki

hakkınız, onların, aile yuvasını, hoşlanmadığınız hiçbir kimseye çiğnetmemeleridir. Eğer razı olmadığınız herhangi bir kimseyi aile yuvanıza alırlarsa, onları hafifçe döğüp sakındırabilirsiniz. Kadınların da sizin üzerinizdeki hakları, memleket göreneğine göre, her türlü yiyim ve giyimlerini temin etmenizdir.


MÜ'MİNLER!


Size bir emanet bırakıyorum ki ona sıkı sarıldıkça yolunuzu hiç şaşırmazsınız. O emanet Allah Kitabı Kur'andır.

MÜ'MİNLER!

Sözümü iyi dinleyiniz ve iyi belleyiniz! Müslüman müslümanın kardeşidir, böylece bütün müslümanlar kardeştir. Din kardeşinize ait olan herhangi bir hakka tecavüz başkasına helal değildir. Meğer ki gönül hoşluğu ile kendisine vermiş olsun...


ASHABIM!

Nefsinize zulmetmeyiniz. Nefsinizin de üzerinizde hakkı vardır.

İNSANLAR!

Allah Teala her hak sahibine hakkını (Kur'an'da) vermiştir. Varise vasiyet etmeğe lüzum yoktur. Çocuk kimin döşeğinde doğmuşsa ona aittir. Zina eden için mahrumiyet vardır. Babasından başka bir soy iddia eden soysuz, yahut efendisinden başkasına intisaba kalkan nankör, Allah'ın gazabına, meleklerin lanetine ve bütün müslümanların ilencine uğrasın! Cenab-ı Hak, bu gibi insanların ne tevbelerini, ne de adalet ve şahadetlerini kabul eder.

İNSANLAR!

Rabbiniz birdir. Babanız da birdir; hepiniz Âdem'in çocuklarısınız, Âdem ise topraktandır. Allah yanında en kıymetli olanınız, O'na en çok saygı göstereninizdir. Arabın Arap olmayana -Allah saygısı ölçüsünden başka- bir üstünlüğü yoktur.

İNSANLAR!

Yarın beni sizden soracaklar, ne diyeceksiniz?

"-Allah'ın elçiliğini ifa ettin, vazifeni yerine getirdin, bize vasiyet ve öğütte bulundun diye şahadet ederiz." (Bunun üzerine Resûl-i Ekrem mübarek şahadet parmağını göğe doğru kaldırarak sonra da cemaat üzerine çevirip indirerek şöyle buyurdu.)

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

Şahid ol yâ Rab!

 

Ziyaretçi Defteri
1:selam il... (ibrahim canpolat)
2:s.a. (eslemsu)
3:Sitemize... (Gulibahce)
4:Selamün ... (Gulibahce)
5:Selamün ... (Gulibahce)

[ Tüm Mesajlar ]
Esma-ül Hüsna


"O, yaratan, var eden, sekil veren Allah'tir. En güzel isimler O'nundur. Göklerde ve yerde olanlar O'nun sanini yüceltmektedirler. O, galiptir, hikmet sahibidir.(Hasr-24)"


ALLAH
(Varligi zorunlu olan ve bütün övgülere layik bulunan zatin özel ve en kapsamli adi)


RAHMÂN
(Bagislayan, esirgeyen)


RAHÎM
(Aciyan, esirgeyen)


MELIK
(Görünen ve görünmeyen alemlerin sahibi)


KUDDÛS
(Her eksiklikten münezzeh)


SELÂM
(Esenlik veren)


MÜ'MIN
(Güven veren, vaadine güvenilen)


MÜHEYMIN
(Kainatin bütün islerini gözetip yöneten)


AZÎZ
(Yenilmeyen yegane galip)


CEBBÂR
(Iradesini her durumda yürüten, yaratilmislarin halini iyilestiren)


MÜTEKEBBIR
(Azamet ve yüceligini izhar eden))


HÂLIK
(Takdirine uygun bir sekilde yaratan)


BÂRI'
(Bir model olmaksizin canlilari yaratan)


MUSAVVIR
(Sekil ve özellik veren)


GAFFÂR
(Daima affeden, tekrarlanan günahlari bagislayan)


KAHHÂR
(Yenilmeyen, yegane galip)


VEHHÂB
(Karsilik beklemeden bol bol veren)


REZZÂK
((Bedenlerin ve ruhlarin gidasini yaratip veren)


FETTÂH
(Iyilik kapilarini açan, hakemlik yapan)


ALÎM
(Hakkiyla bilen)


KÂBID
(Rizki tutan, canlilarin ruhunu alan)


BÂSIT
(Rizki genisleten, ruhlari bedenlerine yayan)


HÂFID
(Alçaltan, zillete düsüren)


RÂFI'
(Yücelten, izzet ve seref veren)


MUIZ
(Yücelten, izzet ve seref veren)


MÜZIL
(Alçaltan, zillet veren)


SEMI'
(Isiten)


BASÎR
(Gören)


HAKEM
(Son hükmü veren)


ADL
(Mutlak adalet sahibi, asiriliga meyletmeyen)


LATÎF
(Yaratilmislarin ihtiyacini en ince noktasina kadar bilip sezilmez yollarla karsilayan)


HABÎR
(Her seyin iç yüzünden haberdar olan)


HALÎM
(Acele ile ve kizginlikla muamele etmeyen)


AZÎM
(Zatinin ve sifatlarinin mahiyeti anlasilamayacak kadar ulu)


GAFÛR
(Bütün günahlari bagislayan)


SEKÛR
(Az iyilige çok mükafat veren)


ALÎ
(Izzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, askin)


KEBÎR
(Zatinin ve sifatlarinin mahiyeti anlasilamayacak kadar ulu)


HAFÎZ
(Koruyup gözeten ve dengede tutan)


MUKÎT
(Bedenlerin ve ruhlarin gidasini yaratip veren, bilip gücü yeten ve koruyan)


HASÎB
(Kullarina yeten, onlari hesaba çeken)


CELÎL
(Azamet sahibi)


KERÎM
(Fazilet türlerinin hepsine sahip)


RAKÎB
(Gözetleyip kontrol eden)


MÜCÎB
(Dileklere karsilik veren)


VÂSI'
(Ilmi ve merhameti herseyi kusatan)


HAKÎM
(Bütün emirleri ve isleri yerli yerinde olan)


VEDÛD
(Çok seven, çok sevilen)


MECÎD
(Sanli, serefli)


BÂIS
(Ölümden sonra dirilten)


SEHÎD
(Her seyi gözlemis olarak bilen)


HAK
(Fiilen var olan, mevcudiyeti ve uluhiyyeti gerçek olan)


VEKÎL
(Güvenilip dayanilan)


KAVÎ
(Her seye gücü yeten, kudretli)


METÎN
(Her seye gücü yeten, kudretli)


VELÎ
(Yardimci ve dost)


HAMÎD
(Övülmeye layik)


MUHSÎ
(Her seyi tek tek ve bütün ayrintilariyla bilen)


MÜBDI'
(Ilkin yaratan)


MUÎD
(Tekrar yaratan)


MUHYÎ
(Can veren)


MÜMÎT
(Öldüren)


HAY
(Ebedi hayatta diri)


KAYYÛM
(Her seyin varligi kendisine bagli olup kainati idare eden)


VÂCID
(Diledigini diledigi zaman bulan bir müstagni)


MÂCID
(Sanli, serefli)


VÂHID
(Bölünüp parçalara ayrilmamasi ve benzerinin bulunmamasi anlaminda tek)


SAMED
(Arzu ve ihtiyaçlari sebebiyle herkesin yöneldigi ulular ulusu bir müstagni) 


KÂDIR
(Her seye gücü yeten, kudretli)


MUKTEDIR
(Her seye gücü yeten, kudretli)


MUKADDIM
(Öne alan)


MUAHHIR
(Geriye birakan)


EVVEL
(Varliginin baslangici olmayan)


ÂHIR
(Varliginin sonu olmayan)


ZÂHIR
(Varligini ve birligini belgeleyen birçok delilin bulunmasi açisindan asikar)


BÂTIN
(Zatinin görülmesi ve mahiyetinin bilinmesi açisindan gizli)


VÂLÎ
(Kainata hakim olup onu yöneten)


MÜTEÂLÎ
(Izzet, seref ve hükümranlik bakimindan en yüce, askin)


BER
(Iyilik eden, vaadini yerine getiren)


TEVVÂB
(Kullarini tövbeye sevkeden ve tövbelerini kabul eden)


MÜNTAKIM
(Suçlulari cezalandiran)


AFÜV
(Hiçbir sorumluluk kalmayacak sekilde günahlari affeden)


RAÛF
(Sefkatli)


MÂLIKÜ'L-MÜLK
(Mülkün sahibi)


ZÜ'L-CELÂLI ve'l-IKRAM
(Azamet ve kerem sahibi)


MUKSIT
(Adaletle hükmeden)


CÂMI'
(Toplayip düzenleyen, kiyamet günü hesaba çekmek için mahlukati toplayan)


GANÎ
(Her seyden müstagni, kendi disinda her sey O'na muhtaç)


MUGNÎ
(Zenginlik verip tatmin eden)


MÂNI'
(Dilemedigi seyin gerçeklesmesine müsaade etmeyen, kötü seylere engel olan)


DÂR
(Zarar veren)


NÂFI'
(Fayda veren)


NÛR
(Nurlandiran, nur kaynagi)
 
 


HÂDÎ
(Yol gösteren, murada erdiren)


BEDÎ'
(Esi ve örnegi olmayan, sanatkarane yaratan)


BÂKÎ
(Varliginin sonu olmayan)


VÂRIS
(Varliginin sonu olmayan)


RESÎD
(Bütün isleri isabetli ve hedefine ulasici, irsad edici)


SABÛR
(Çok sabirli)

ALLAH c.c En Güzel Isimleri
Esma-ül Hüsna

  • Allah: Her ismin vasfini ihtiva eden öz adi.

  • Er-Rahmân: Dünyada bütün mahlûkata
    merhamet eden, sefkat gösteren, ihsân eden.

  • Er-Rahîm: Âhirette, müminlere aciyan.

  • El-Melik: Yaratici, kâinatin sahibi.

  • El-Kuddûs: Her noksanliktan uzak .

  • Es-Selam: Her tehlikeden selâmete çikaran.

  • El-Mümin: Imân nûrunu veren.

  • El-Müheymin: Her seyi görüp gözeten.

  • El-Aziz: Mutlak gâlip, karsi gelinemez.

  • El-Cebbâr: Diledigini yapan ve yaptiran.

  • El-Mütekebbir: Büyüklükte esi yok.

  • El-Halik: yaratan, yoktan var eden.

  • El-Bari: her seyi kusûrsuz yaratan.

  • El-Musavvir: Varliklara sûret eden.
    Onlari birbirinden ayiran özellikte yaratan.

  • El-Gaffar: Günâhlari magfiret eden.

  • El-Kahhâr: Her istedigini yapacak güçte.

  • El-Vehhâb: Karsiliksiz ni'met veren.

  • Er-Razzâk: Her varligin rizkini veren.

  • El-Fettâh: Her türlü sikintilari gideren.

  • El-Alim: Gizli açik, geçmis, gelecek her seyi,
    ezeli ve ebedi ilmi ile çok iyi bilen.

  • El-Kâbid: Riziklari daraltan, ruhlari alan.

  • El-Basit: Riziklari genisleten, ruhlari veren.

  • El-Hafid: Kafir ve facirleri alçaltan.

  • Er-Rafi: Seref verip yükselten.

  • El-Mu'iz: Diledigini aziz eden.

  • El-Müzil: Diledigini zillete düsüren.

  • Es-Semi: Mükemmel isiten.

  • El-Basir: Gizli açik, her seyi iyi gören.

  • El-Hakem: Mutlak hakim, hakki batildan ayiran.

  • El-Adl: Mutlak adil, yerli yerinde yapan.

  • El-Latif: Lütfeden, her seye vakif.

  • El-Habir: Her seyden haberdar.

  • El-Halim: Cezada acele etmeyen, hilm sahibi.

  • El-Azim: Büyüklükte benzeri yok.

  • El-Gafûr: Affi, magfireti bol.

  • Es-Sekûr: Az amele, çok sevap veren.

  • El-Alî: Yüceler yücesi.

  • El-Kebir: Büyüklükte benzeri yok.

  • El-Hafîz: her seyi koruyucu olan.

  • El-Mukit: Her çesit rizki yaratan.

  • El-Hasib: Kullarin hesabini en iyi gören.

  • El-Celil: Celal ve azamet sahibi.

  • El-Kerim: Keremi bol, karsiliksiz veren.

  • Er-Rakîb: Her varligi her an gözeten.

  • El-Mucib: Dualari kabul eden.

  • El-Vasi: Rahmet ve kudret sahibi, ilmi ile her
    seyi ihata eden.

  • El-Hakim: Her seyi hikmetle yaratan

  • El-Vedûd: Igligi seven, iglik edene ihsan eden.
    Sevgiye layik olan.

  • El-Mecid: Zati serefli, ni'meti, ihsani sonsuz.

  • El-Ba'is: Peygamber gönderen, mesherde
    ölüleri dirilten.

  • El-Sehid: Her an her yerde hazir ve nazir.

  • El-Hak: Varligi degismeden duran. Var olan,
    hakki ortaya çikaran.

  • El-Vekîl: Kullarin islerini bitiren.

  • El-Kavi: Kudreti en üstün ve hiç azalmaz.

  • El-Metîn: Kuvvet ve kudret benbai.

  • El-Velî: Müminleri seven, yardim eden.

  • El-Hamîd: Hamd ve senâya lâyik.

  • El-Muhsî: Varliklarin sayisini bilen.

  • El-Mübdi: Maddesiz, örneksiz yaratan.

  • El-Mu'îd: Yarattiklarini yok edip, sonra tekrar diriltecek olan.

  • El-Muhyî: Mahluklara can veren.

  • El-Mümît: Her canliya ölümü tattiran.

  • El-Hayy: Ezeli ve ebedi bir hayat ile diri.

  • El-Kayyûm: Zati ile kâim, Mahlûklari varlikta durduran.

  • El-Vâcid: Hiçbir sey kendine gizli degil.

  • El-Mâcid: Keremi, ihsâni bol olan.

  • El-Vâhid: Zât, sifat ve fiillerinde benzeri ve ortagi olmayan, tek olan.

  • Es-Samed: Hiçbir seye ihtiyaci olmayan, herkesin muhtaç oldugu merci.

  • El-Kâdir: Kudret sahibi, diledigini yapan.

  • El-Muktedir: Diledigi gibi tasarruf eden, her seyi kolayca yaratan, kudret sahibi.

  • El-Mukaddim: Serefte birini öne alan.

  • El-Muahhir: Dilediklerini tehir eden.

  • El-Evvel: Ezelî, varliginin baslangici yok.

  • El-Âhir: Ebedî, varliginin sonu yok.

  • Ez-Zâhir: Yarattiklari ile varligi açik.

  • El-Bâtin: Aklin tasavvurundan örtülü.

  • El-Valî: Bütün kâinati idare eden.

  • El-Müteâlî: Son derece yüce.

  • El-Ber: Iyilik ve ihsâni bol.

  • Et-Tevvâb: Tevbeleri kabûl eden.

  • El-Müntekim: Âsilere cezâ veren.

  • El-Afüvv: Affi çok, günahlari yok eden.

  • Er-Raûf: Çok merhamet eden, sefkatli.

  • Mâlik-ül Mülk: Mülkünde hâkim.

  • Zül-Celâli vel Ikrâm: Celâl, azamet, seref, kemâl ve ikrâm sahibi.

  • El-Muksit: Mazlûmlarin hakkini alici.

  • El-Câmi: Iki ziddi bir arada bulunduran.

  • El-Ganî: Ihtiyâçsiz. Her sey Ona muhtaç.

  • El-Mugnî: Ihtiyaç gören, fazliyla doyuran.

  • El-Mâni: Dilemediklerine mani olan.

  • Ed-Dâr: Elem, zarar verenleri yaratan.

  • En-Nâfî: Menfaat veren seyleri yaratan.

  • En-Nûr: Zati açik ve âlemleri nûrlandiran.

  • El-Hâdî: Hidâyet veren.

  • El-Bedî: Misâlsiz, örneksiz yaratan.

  • El-Bâkî: Varligi ebedî olan.

  • El-Vâris: her seyin asil sahibi olan.

  • Er-Resîd: Irsâda muhtaç olmayan.

  • Es-Sabûr: Cezâ vermede, acele etmez.

 
Web sitemiz PHP-Nuke (© 2004) kodlarina sahiptir.
Tema Desing Mavimsn.Com Coşkun